Çocuğunuz sekizinci sınıfta ve evin gündemi LGS. Dershane, denemeler, netler, tercih listeleri… Bu süreçte veliler de en az çocukları kadar heyecanlı, bazen ondan da kaygılı olabiliyor. “Yeterince çalışıyor mu?”, “Ya istediği okulu kazanamazsa?” soruları zihni meşgul ediyor.
Bu yazıda LGS sürecinde çocuğunuza baskı yapmadan nasıl destek olabileceğinizi anlatmaya çalıştık.
Velinin rolü: Antrenör değil, güvenli liman
Bu dönemde çocuğun hayatında ona ne çalışacağını söyleyen pek çok kişi var: öğretmenler, rehber öğretmen, dershane. Velinin en değerli rolü ise çoğu zaman bir antrenör değil, güvenli bir liman olmak. Yani çocuğun yorgunluğunu, hayal kırıklığını ve kaygısını getirip bırakabileceği, değerinin bir sınav sonucuna bağlı olmadığını hissettiği bir yer.
Destek olmanın yolları
Sonuçtan çok çabaya odaklanmak
“Kaç net yaptın?” sorusu doğal bir merak, ama sürekli sorulduğunda çocuk kendini sadece bir sayı gibi hissedebilir. “Bu hafta çok düzenli çalıştın”, “Zorlandığın konuya oturdun” gibi çabayı gören cümleler motivasyonu daha sağlıklı biçimde besler.
Deneme sonuçlarını birlikte konuşmak
Deneme sonucundan sonra önce çocuğun nasıl hissettiğini sormak iyi bir başlangıç olabilir: “Nasıl geçti, nasıl hissediyorsun?” Sonrasında sonucu bir yargı olarak değil, “Hangi konular daha iyi gitti, hangilerine biraz daha bakmak iyi olur?” diye bir bilgi kaynağı olarak birlikte ele almak, kaygıyı azaltabilir.
Karşılaştırmaktan kaçınmak
Kuzenle, arkadaşın çocuğuyla, ağabeyle ya da kendi gençliğinizle karşılaştırmak, çocukta “Ben yeterli değilim” duygusunu güçlendirebilir. Her çocuğun kendi yolculuğu var.
Gerçekçi beklentiler
Hedef koymak motive edici olabilir, ama hedefin çocuğun mevcut durumuna ve isteğine uygun olması önemli. “Mutlaka şu okulu kazanmalısın” yerine “Elinden gelenin en iyisini yapmanı önemsiyorum, sonuç ne olursa olsun yanındayım” mesajı kaygıyı azaltır.
Dinlenmeye de yer bırakmak
Sınav yılında hobiler, arkadaşlar ve dinlenme zamanları sık sık ertelenir. Oysa beyin dinlenmeden verimli çalışamaz. Haftada bir gün ya da birkaç saat tamamen sınavdan uzak, keyifli bir zaman geçirmek uzun vadede çalışmayı destekler.
Uyku, beslenme ve hareket
Gece geç saatlere kadar çalışmak, uykusuzluk ve düzensiz beslenme hem öğrenmeyi hem de ruh hâlini olumsuz etkiler. Bu temel ihtiyaçları korumak, belki de en somut desteklerden biri.
Evde sakin bir ortam
Ev içi tartışmaların azaldığı, çocuğun çalışabileceği sessiz bir alanın olduğu ve sınavın tek gündem olmadığı bir ortam, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar.
Kendi kaygınızı fark etmek
Velilerin kaygısı, fark edilmeden çocuklara geçebilir. Sürekli sınavdan bahsetmek, sonuçlara çok yoğun tepki vermek ya da çocuğun her ders çalışmadığı anında gerginleşmek, sizin kaygınızın bir yansıması olabilir. Kendi kaygınızı fark etmek ve onunla ilgilenmek, çocuğunuza verebileceğiniz önemli bir destek. Bu süreçte siz de biriyle konuşma ihtiyacı hissedebilirsiniz; bu çok doğal.
Sınav kaygısının işaretleri
Aşağıdaki işaretler çocuğunuzun sınav kaygısı yaşadığını gösterebilir:
- Sınav ya da deneme öncesinde artan karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı
- Uyku ve iştah değişiklikleri
- Ders çalışmaktan kaçınma, sürekli erteleme
- Sık ağlama, sinirlilik ya da içe kapanma
- “Kazanamazsam her şey biter”, “Ben aptalım” gibi cümleler
- Denemelerde bildiği soruları yapamamak
Sınav kaygısının nasıl işlediğini ve öğrencilerin neler deneyebileceğini sınav kaygısı nasıl yenilir yazımızda, erteleme ve motivasyonu ise ders çalışma motivasyonu yazımızda anlattık.
Uzman desteğinin önemli olduğu durumlar
Çocuğunuzun kaygısı uykusunu, iştahını ve ruh hâlini uzun süre etkiliyorsa, çalışmak neredeyse imkânsız hâle geldiyse ya da sınav düşüncesi umutsuzluğa dönüştüyse bir uzmandan destek almak önemlidir. Ergen danışmanlığında hem öğrenciyle hem de velilerle görüşür, sınav sürecini daha sağlıklı geçirmek için birlikte çalışırız. Sınav kaygısı için online destek sayfamızda bu süreci anlattık. Görüşmeler online olduğu için ders programını aksatmadan, akşam ya da hafta sonu saatlerinde planlanabilir.



