Bir kamyon geçiyor ve bir an kalbiniz duruyor: “Deprem mi?” Gece uyumadan önce telefonda son depremleri kontrol ediyorsunuz. Yüksek katlı binalara girerken içinize bir sıkıntı çöküyor. Türkiye’de pek çok kişi, özellikle büyük depremlerden sonra, bu deneyimleri çok iyi tanıyor.
Bu yazıda deprem korkusunun nereden geldiğini ve bu kaygıyla başa çıkmanın yollarını anlatmaya çalıştık.
Deprem korkusu neden bu kadar güçlü?
Deprem korkusu birkaç nedenle özellikle güçlü hissedilir:
- Gerçek bir risk: Türkiye deprem riski yüksek bir ülke. Bu yüzden kaygı tamamen “yersiz” değildir; bu da onu bastırmayı zorlaştırır.
- Öngörülemezlik: Depremin ne zaman olacağını bilmemek, kontrol duygusunu sarsar.
- Toplumsal hafıza: Büyük depremlerin kayıpları ve görüntüleri hepimizin hafızasında.
- Tekrar eden hatırlatıcılar: Artçılar, küçük sarsıntılar, haberler ve sosyal medya kaygıyı sürekli canlı tutar.
- Dolaylı travma: Depremi doğrudan yaşamamış olanlar da görüntüler ve anlatılar aracılığıyla yoğun bir kaygı geliştirebilir.
Deprem kaygısı nasıl görünebilir?
- Küçük titreşimlerde ya da seslerde irkilmek, kalbin hızla çarpması
- Sürekli deprem haberlerini ve uygulamalarını kontrol etmek
- Uykuya dalmakta zorlanmak, gece sık uyanmak
- Yüksek binalardan, kapalı alanlardan ya da evde yalnız kalmaktan kaçınmak
- Depremi yaşadıysanız o anların istemsizce zihinde canlanması, kabuslar
- Gelecek planları yapmakta zorlanmak
Depremi doğrudan yaşamış olanlarda bu belirtiler daha yoğun olabilir ve travma sonrası tepkilerle iç içe geçebilir.
Deprem kaygısıyla başa çıkmak için neler denenebilir?
Kaygıyı eyleme dönüştürmek
Deprem kaygısının diğer kaygılardan önemli bir farkı var: Bazı somut adımlar gerçekten fark yaratır. Deprem çantası hazırlamak, evdeki eşyaları sabitlemek, aileyle buluşma noktası belirlemek ve deprem anında ne yapılacağını prova etmek, hem güvenliği artırır hem de kontrol duygusunu güçlendirir. Güncel ve güvenilir bilgiler için AFAD’ın resmî kaynaklarından yararlanabilirsiniz.
Haber takibini sınırlamak
Sürekli deprem haberlerine ve uygulamalarına bakmak, zihni sürekli alarmda tutar. Haberlere günün belirli bir zamanında ve kısa süreliğine bakmak, bildirimleri kapatmak ve özellikle yatmadan önce bu içeriklerden uzak durmak kaygıyı azaltabilir.
Kontrol edilebilir olana odaklanmak
Depremin ne zaman olacağını kontrol edemeyiz. Ama hazırlığımızı, günlük düzenimizi ve kaygıya nasıl karşılık verdiğimizi kontrol edebiliriz. Bu ayrımı yapmak, kaygının bütün hayatı kaplamasını önleyebilir.
Bedeni sakinleştirmek
Bir sallantı ya da ses sonrası beden alarma geçtiğinde, nefesi yavaşlatmak ve ayaklarınızın yere bastığını hissetmek, bedenin sakinleşmesine yardım edebilir. Nefes tekniklerini nefes egzersizleri yazımızda anlattık.
Rutinleri korumak
Uyku, beslenme, hareket ve sosyal bağlar gibi günlük rutinler, belirsizlik duygusuna karşı bir denge sağlar.
Duyguları paylaşmak
Deprem korkusunu yalnız taşımak onu büyütebilir. Yakınlarınızla konuşmak, aynı kaygıyı paylaşan başkalarının da olduğunu görmek rahatlatabilir.
Çocuklarda deprem korkusu
Çocuklar yetişkinlerin kaygısını çok hızlı fark eder. Onların korkusunu küçümsemeden dinlemek, yaşına uygun sakin açıklamalar yapmak, deprem anında ne yapacaklarını oyun gibi prova etmek ve onları haber görüntülerinden korumak yardımcı olabilir. Uyku sorunları, yalnız kalamama ya da oyunlarda sürekli depremi canlandırma uzun süre devam ederse bir uzmandan destek almak iyi gelebilir.
Uzman desteğinin önemli olduğu durumlar
Deprem kaygısı uykunuzu, işinizi ya da ilişkilerinizi uzun süredir etkiliyorsa, bazı yerlere girmekten kaçınıyorsanız ya da depremi yaşadıysanız ve o anlar hâlâ zihninizde canlanıyorsa bir uzmandan destek almak önemlidir. Psikolojik danışmanlıkta kaygıyla baş etme yollarını birlikte geliştirir, gerekirse travma sonrası tepkiler üzerine çalışırız. Belirtiler yoğunsa bir psikiyatrist değerlendirmesi de önemlidir.
Travma ve zor yaşantılar için online destek sayfamızda nasıl çalıştığımızı anlattık. Kaygıyla genel olarak baş etmenin yolları için kaygı nasıl geçer yazımıza da göz atabilirsiniz.





