Akşam yemeği hazır, çocuğunuzu üçüncü kez çağırıyorsunuz ama cevap aynı: “Bir dakika, bu el bitsin.” Bir dakika bir saate dönüşüyor. Oyunu kapatmasını söylediğinizde ise kapılar çarpılıyor. Pek çok evde benzer sahneler yaşanıyor ve ebeveynlerin aklındaki soru da aynı: “Çocuğum oyun bağımlısı mı?”
Bu yazıda oyun bağımlılığının işaretlerini, sağlıklı oyun kullanımından farkını ve ebeveynlerin neler yapabileceğini anlatmaya çalıştık.
Her yoğun oyun oynama bağımlılık değildir
Oyunlar çocuklar ve gençler için eğlence, arkadaşlarla bağ kurma, başarı hissi ve stresten uzaklaşma kaynağıdır. Bir çocuğun oyunları çok sevmesi ve uzun süre oynaması tek başına bağımlılık anlamına gelmez.
Dünya Sağlık Örgütü, oyun oynama bozukluğunu şu özelliklerle tanımlar:
- Oyun üzerinde kontrolün kaybedilmesi (ne zaman başlayacağı, ne kadar süreceği, ne zaman biteceği)
- Oyunun diğer ilgi alanlarının ve günlük işlerin önüne geçmesi
- Olumsuz sonuçlara rağmen oyuna devam edilmesi ya da artırılması
Tanı için bu örüntünün genellikle en az on iki ay sürmesi ve kişinin hayatında ciddi bozulmaya yol açması beklenir. Tanıyı bir çocuk ve ergen psikiyatristi koyar.
Dikkat edilebilecek işaretler
- Oyun yüzünden uykunun, ödevlerin ya da okul başarısının belirgin biçimde etkilenmesi
- Eskiden sevdiği etkinliklerden ve arkadaşlarından uzaklaşma
- Oyun oynayamadığında yoğun öfke, huzursuzluk ya da üzüntü
- Oyun süresini sürekli artırma ihtiyacı
- Oynadığı süre konusunda yalan söyleme ya da gizlice oynama
- Oyunu bırakma ya da azaltma girişimlerinin başarısız olması
- Oyunun, zor duygulardan kaçmanın tek yolu hâline gelmesi
Oyun hangi ihtiyacı karşılıyor?
Oyunun arkasında çoğu zaman bir ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacı anlamak, yasaklardan daha etkili bir başlangıç olabilir:
- Arkadaşlık ve aidiyet: Arkadaşlarıyla oyunda buluşmak
- Başarı hissi: Okulda zorlanan bir çocuk oyunda kendini başarılı hissedebilir
- Kaçış: Kaygı, yalnızlık, zorbalık ya da evdeki gerginlikten uzaklaşmak
- Can sıkıntısı: Başka keyifli bir seçeneğin olmaması
Ebeveynler neler yapabilir?
Önce merak etmek
Çocuğunuzun oynadığı oyunu birlikte oynamak ya da ona oyunu anlatmasını istemek, hem onun dünyasını tanımanızı hem de aranızdaki bağı güçlendirmenizi sağlar. Eleştiriyle başlayan konuşmalar genellikle savunmaya yol açar.
Kuralları birlikte koymak
Ani ve tek taraflı yasaklar çoğu zaman çatışmayı artırır. Oyun süresi, saatleri ve oyunsuz alanlar konusunda çocuğun da fikrini alarak kurallar belirlemek, kurallara uyumu artırır. Kuralların gerekçelerini açıklamak ve tutarlı olmak da önemli.
Bitişi planlamak
Oyunun aniden kesilmesi öfke krizlerinin en sık nedenlerinden biri. Bitiş saatinden on dakika önce haber vermek ve “Bu el bittiğinde kapatıyoruz” gibi doğal bir bitiş noktası belirlemek, geçişi kolaylaştırır.
Ekransız alanlar
Yatak odasında ekran olmaması, yemek masasında telefon ve oyun olmaması gibi ekransız alanlar, özellikle uyku düzenini korumak için önemli.
Alternatifler
Oyunun yerine konabilecek keyifli etkinlikler bulmak: spor, müzik, arkadaşlarla yüz yüze buluşmalar, aileyle birlikte yapılan etkinlikler. Oyunu yasaklayıp yerine bir şey koymamak, boşluğu büyütür.
Örnek olmak
Çocuklar ebeveynlerin söylediklerinden çok yaptıklarını taklit eder. Kendi telefon kullanımınızı gözden geçirmek, en güçlü mesajlardan biri olabilir. Yetişkinlerde telefon kullanımı üzerine telefon bağımlılığı yazımızı okuyabilirsiniz.
Uzman desteğinin önemli olduğu durumlar
Oyun okul başarısını, uykuyu ve arkadaş ilişkilerini ciddi biçimde etkiliyorsa, oyun kısıtlandığında yoğun öfke ya da şiddet görülüyorsa ya da oyunun altında kaygı, depresif hisler veya zorbalık gibi başka bir sorun olduğunu düşünüyorsanız bir uzmandan destek almak önemlidir. Dikkat eksikliği gibi durumlardan şüpheleniyorsanız bir çocuk ve ergen psikiyatristi değerlendirmesi de önemlidir.
Ergen danışmanlığında hem gençle hem de ailesiyle çalışırız. Genç görüşmek istemiyorsa önce sizinle görüşüp ekran konusunu nasıl konuşabileceğinizi birlikte planlayabiliriz. Telefon ve oyun bağımlılığı için online destek ve ergen danışmanlığı sayfalarımızda nasıl çalıştığımızı anlattık.




